Modern iş dünyasında tükenmişlik yaşayan bir çalışana verilen ilk tavsiye genellikle şudur: “Biraz kendine vakit ayır, yoga yap veya tatile çık.” Kurumsal ajandalar son yıllarda “Self-Care” (özbakım) kavramını parlatarak esenliği bireysel bir sorumluluk, hatta yerine getirilmesi gereken bir “ev ödevi” haline getirdi.
Özbakım önerileri ve pratikleri; bireyin kendi dayanıklılığını koruması, sınırlarını belirlemesi ve içsel dengesini bulması açısından elbette hayati bir öneme sahip. Ancak meseleyi sadece burada bıraktığımızda, büyük resmi kaçırıyoruz.
Bakımın İlişkiselliği: Tek Başına Serpilmek Mümkün mü?
Bakım, doğası gereği bireysel bir eylem değil, ilişkisel bir var oluşt. Feminist bakım etiği teorisyenleri; hiçbirimiz bu dünyaya kendi kendimize yeterek gelmediğinin altını çiziyor. Doğduğumuz andan itibaren bir bakım ilişkisinin içine doğuyor ve hayatımızın her evresinde – fark etsek de etmesek de- başkalarının bakımına ihtiyaç duyuyoruz.
Bu dünyada bir bakım ilişkisine girmeden kimsenin sadece hayatta kalması bile zorken, gerçek anlamda “serpilmesi” imkansız. Serpilmek; ancak güvenli, kapsayıcı ve karşılıklı bağlılığın kabul edildiği bir ortamda mümkün.
"Bugün iş yerlerinde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey belki verimlilik veya profesyonellik değil; birbirimize ve yeryüzüne ihtimam gösterebilme cesareti.
Gizem Kendik Önduygu, Ortak Kurucu ve Ortak Besleyici Tweet
Sistem Tasarımındaki Hata: Bağımsızlık Miti
İçinde yaşadığımız iş yerleri ve sistemler, “kendi kendine yeten, her zaman rasyonel ve her türlü bakım ihtiyacından azade” bir birey figürüne göre tasarlandı. Bu “bağımsızlık miti”, bakım ihtiyacını bir zayıflık, özbakımı ise bu zayıflığı giderme yöntemi olarak sunuyor.
Oysa bir çalışan sistemin kendisi tarafından yoruluyorsa, ona sadece “kendine iyi bak” demek, sistemin sorumluluğunu bireyin omuzlarına yıkmaktır. Gerçek ihtimam, bireyi tek başına iyileşmeye zorlamak değil; ilişkiselliği merkeze alan kolektif bir yapı inşa etmektir.
Kolektif Bakım: Dengeli Bir Varoluş
Kolektif bakım, bakımı romantik partnerlerin veya çekirdek ailenin dar koridorlarından çıkarıp kamusal ve kurumsal alana taşır:
- Bakım Okuryazarlığı: Desteğin bir “yük” değil bir “akış” olduğu ortamlar yaratmak.
- Sorumluluğu Paylaşmak: Bir kriz anında sadece o kişinin değil, tüm ekibin ve sistemin nasıl yanıt vereceğiyle ilgilenmek.
- Yeryüzü Bakımı: İhtimamı sadece insanla sınırlamayıp; sokaktaki hayvandan toprağa, tanımadığımız birinden cansız varlıklara kadar tüm ekosistemi bu bakım ağının içine dahil etmek.
İhtimam İle Kolektif Bakım
Çalışanlarınızın yeryüzü bakımına girdiği gönüllülük yolculuklarını, sokak hayvanlarını besleme girişimlerini ve her türlü onarıcı çabalarını destekleyerek; kurumunuzu sadece bir iş yeri değil, yaşayan ve büyüten bir ihtimam ekosistemine dönüştürüyoruz.
Referanslar
Gilligan, C. (1982). In a different voice: Psychological theory and women’s development. Harvard University Press.
Piepzna-Samarasinha, L. L. (2018). Care work: Dreaming disability justice. Arsenal Pulp Press.
Eva Feder Kittay: Love’s Labor – Bağımlılık ve karşılıklı bağlılık üzerine etik tartışmalar.
Chatterjee & Krishnan (2021): An anatomy of carewashing: Corporate branding and the commodification of care during Covid-19. Analizi Oku
Harvard Business School: The Caring Company – Bakım odaklı kurumsal dönüşümün ROI analizi. Rapor Linki
I appreciate the focus on helping regional banks specifically. Often, the advice out there is geared towards larger institutions and doesn’t address the specific constraints and opportunities that regional banks face. I think exploring strategies like M&A to achieve operational scale and offset regulatory compliance costs is critical for these banks.